Ferdi
Sanal Eğitimci
Ferdi, yatırım okuryazarlığını anlatırken bazen bir tabloyu çözer gibi, bazen de tamamen doğaçlama ilerliyor. Sınıfta önceden hazırladığı materyaller var—ancak öğrencilerden biri
“kripto balinaları neden hep gece hareket ediyor?” diye sorduğunda, hemen konuyu oraya çekip, birlikte araştırmaya başlıyorlar. Derslere küçük şakalar, eski borsa hikâyeleri
serpiştiriyor; geçen gün, 1994'teki bonkör faiz oranlarından bahsederken, birden kendi gençlik yıllarına döndü, sınıf gülmekten yerlere yattı. Aslında, Ferdi’nin yaklaşımı biraz
alışılmadık, çünkü bazen bir konuyu yarım bırakıyor; “Bunu düşünün, sonra konuşuruz,” diyor—ve öğrencilerin aklında o soru günlerce dönüp duruyor. Kendi geçmişi de bu anlatım tarzını
besliyor. Ferdi, yatırım okuryazarlığının ülkemizde nasıl değiştiğini, regülasyonların ve piyasa aktörlerinin hangi ihtiyaçlardan dolayı evrildiğini yakından gözlemlemiş biri. Sınıfı
biraz eski moda; duvarlarda 80’lerden kalma borsa afişleri, masasında sürekli çay. Bir keresinde, “Riskten kaçan yatırımcı, fırsatı da kaçırtır,” demişti—hani insanın kafasına kazınan
cümlelerden. Ders sonunda, çoğu öğrenci kafasında yeni sorularla çıkıyor, cevapları belki de haftalar sonra buluyorlar. Ferdi nadiren bahseder ama zaman zaman sektörel dergilere
yazdığı kısa makaleler, başka eğitimcilerin de yolunu değiştirmiş; duyunca insan şaşırıyor. Formülleri anlatırken, arada “bunu ezberlemeyin, mantığını yakalayın” diye uyarıyor, bu da
öğrencilerin alışık olmadığı bir yaklaşım. Bir gün, sınıfta eski bir hisse senedi kuponu gösterip “Bakın, bu da bir zamanlar yatırımcıların Facebook’u gibiydi,” dediğinde, konunun ne
kadar değişken ve canlı olduğunu bir kez daha hatırlatmıştı bana.